KURULUŞ AMACI


Sermaye piyasalarının, bir taraftan girişimcilere uzun vadeli fon sağlayarak ülke kalkınmasına, diğer taraftan da sermayenin tabana yayılması suretiyle sosyal barışa hizmet ettiği malumdur.

Bu nedenledir ki, liberal ekonomi politikalarının uygulandığı tüm ülkelerde sermaye piyasalarının geliştirilmesi öncelikli hedef olarak ortaya konulmakta, bu hedefe dönük adımlar süratle atılarak ekonomik kalkınmaya ivme kazandırılmaya çalışılmaktadır. 

Ülkemize baktığımızda, sermaye piyasamızın, sahip olunan potansiyele göre henüz yeterli büyüklüğe ulaştırılamadığı görülmektedir. 

Nitekim, halka açık şirket sayısı, bu şirketlerin halka açıklık oranları, kurumsal yatırımcı portföy büyüklüğü ve benzeri temel kriterler bu saptamayı doğrular niteliktedir. 

Buna karşın, sermaye piyasamızda, üstelik 20 yıl gibi kısa sayılabilecek sürede, güçlü bir alt yapı oluşturulabilmiştir. 

O halde, bu olanaklardan maksimum yararı elde edebilmek için çaba harcamak, piyasamızın gelişmesini engelleyen konular üzerine eğilmek gerekmektedir. Verilecek bu uğraşta sivil toplum kuruluşlarına da önemli görevler düştüğü inancındayız. Nitekim, ekonomik ve sosyal alanlarda bu bilinçle hareket eden bir çok Dernek ve Vakfımız başarılı çalışmalarıyla büyük takdir toplamaktadır. 

Ayni şekilde, hisse senetleri Borsa'da işlem gören üç yüzün üzerindeki şirket yöneticilerinin de, dernek çatısı altında toplanarak, bir bölümü aşağıda sıralanan konular üzerinde gönüllü çalışmalar yapmasında önemli yararlar bulunduğunu düşünmekteyiz : 

  • Serbest piyasa ekonomisi modelinde temel yapı taşının halka açık anonim ortaklıklar olduğu görüşünün kamu oyunda ve ilgili merciler nezdinde benimsetilmesi, 
  • Ortaklıkların halka açılmasını teşvik edici mekanizmalar geliştirilmesi, 
  • Halka açılmaların önündeki bürokratik ve mali engellerin kaldırılması veya en azından hafifletilmesi, 
  • Ortaklıkların sermaye piyasasından, tahvil ve finansman bonosu gibi enstrümanlar aracılığıyla uzun vadeli kaynak sağlayabilmesinin önündeki engellerin kaldırılması, 
  • İlgili kurumlarla yakın işbirliği içinde bulunularak, halka açık şirketlerin sermaye piyasasına ilişkin genel nitelikli sorunlarına çözüm aranması, 
  • Kurumsal yönetim ilke ve kurallarının halka açık ortaklıklarca benimsenmesine çalışılması, böylece yerli ve yabancı yatırımcıların bu kuruluşlara olan güveninin pekiştirilmesi, 
  • Halka açık ortaklıkların yönetim kadroları arasında işbirliği ve dayanışmanın sağlanması, 
  • Yatırımcılardan gelen genel şikayet, tenkit ve dileklerin değerlendirilmesi ve takibi, 
  • Benzer yurtdışı dernek ve kurumlarla işbirliğine gidilerek bilgi ve deneyimlerin karşılıklı olarak paylaşımı, 
  • Üniversitelerle işbirliği yapılarak; genel olarak sermaye piyasaları ve özellikle halka arzlar konusunda konferanslar, paneller düzenlenmesi ve böylece, geleceğin bürokrat ve iş adamlarının bu piyasaya olan ilgilerinin arttırılması. 

 

Sermaye piyasaları gelişmiş veya gelişme sürecinde olan hemen tüm ülkelerde benzer sivil toplum örgütlerinin hayli aktif rol oynadıkları bilinmektedir.

 

Bu konuda; İsrail'de "Halka Açık Şirketler Derneği", ve Yunanistan'da "Atina Borsasına Kayıtlı Şirketler Derneği" en yakın örnekleri oluşturmaktadır. 


10 kurucu üye, gerekli hazırlıkları tamamlayarak, Türkiye'de eksikliği hissedilen benzer bir sivil toplum oluşumunu;


BORSAYA KOTE ORTAKLIK YÖNETİCİLERİ DERNEĞİ

adı altında, 20 Kasım 2002 günü hayata geçirmiş bulunuyoruz.